Dr. Mehmet Öz

Dr. Öz, her zamanki gibi çok ilginç konulardan bahsediyor.


ZEYTİNYAĞLI YEMEKLER HEM ÇOK YARARLI HEM DE HAFİF
ELLE: Sofraya bakıyorum da; zeytinyağlı kabak, fasulye, barbunya, bezelye var... Favoriniz hangisi?
DR. M.Ö.: Yoğurtla beraber semizotu. Amerika’da semizotu bulamıyorum. Semizotu derin yeşil renklerdeki sebzelerin hepsinde bulunan lutein denen maddeyi bolca içeriyor. Ve bu madde kansere karşı korunmada, tansiyonu dengelemede çok önemli. Ayrıca semizotunda C vitamini, demir ve omega 3 yağ asidi bulunuyor. Bu sebze yurtdışında yok çünkü coğrafya ömrü kısa. Hemen tüketilmesi gerekiyor. Okuyucularınıza söyleyebilirsiniz, manava girdikleri zaman kendilerini sanki eczaneye girmiş gibi hissetsinler. Çünkü sebze ve meyvelerin de aynı ilaçlar gibi iyileştirici ve koruyucu özellikleri bulunuyor.

ELLE: Birinci olarak koyu renkli sebzeleri tercih etmemiz gerektiği sonucuna varıyorum. Doğru muyum?
DR. M.Ö.: Koyu renk sebze, marul, roka, semizotu… Hepsi de metabolizma için çok yararlıdır. Kişisel zevkinize göre birini seçin ve bolca tüketin. Şöyle düşünün: Bir sebzenin rengi ne kadar koyuysa, kendini güneşe karşı o kadar korumaya almıştır. O sebzeyi ve aynı maddeleri tükettiğiniz ve ardından da hazmettiğiniz zaman, siz de aynı korumayı içinize almış olursunuz. Elmayı kestiğiniz zaman kahverengiye döner ya, onun sebebi oksidasyondur. Ve bu oksidasyon bizim hayatımıza doğal olarak dahil olan bir şeydir. Vücudumuza enerji lazımdır ve oksidasyon olmadan enerji de olmuyor.  Yediğimiz gıdaları doğru seçersek ve doğru oranda yersek, oksidasyonun vücudumuza verdiği etkiyi azaltıp, enerjimizi kullanabiliriz.