Dr. Mehmet Öz

Dr. Öz, her zamanki gibi çok ilginç konulardan bahsediyor.


ELLE: Akılda da kalıyor böylece... Didaktik değil de, daha rahat, daha soft bir ortam var.
DR. M.Ö.: Aynen öyle. Halk, günün sonunda yorgun argın TV seyrediyor; dünyadan biraz kaçmak istiyor. İkisini birden verdin mi hedefe ulaşıyorsun. Benim başarımın ardında bu yatıyor. Halk beğeniyor ve ağızdan ağza herkes verilen bilgiyi konuşmaya başlıyor.

ELLE: Yanlış bilmiyorsam, son dönemde Türkiye’de yapılan araştırmalar kanser, alzheimer gibi çok korktuğumuz, tedavisi yok gibi gördüğümüz hastalıkların artışına dikkat çekiyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
DR. M.Ö.: Orada da çok büyük yanlışlık var çünkü aslında hepsinin tedavisi mümkün. Sadece hastalığa yakalandıktan sonra tedavisi zor oluyor. Önleyici çok teknik var. Spor ve dans çok önemli. Hele dans gerçekten çok mühim. Erken bunama için dans, en basit önlemlerin başında geliyor. Adım atmak için beynini çalıştırmalısın, hareket ettiğinde beynine daha fazla kan gidiyor. Bunları bir araya koyduğunda bunamayı yavaşlatıyorsun. Kansere karşı da etkisi var, bir de insan insana bağlantı kuruluyor. Seks de aynı şey aslında.

ELLE: Çok basit gibi görünen şeyler aslında ne kadar etkili.
DR. M.Ö.: Aynen, çok etkili. Dünyanın bir kısmında seks yok. Bu ne acı, değil mi?

ELLE: Nasıl yani? Neden?
DR. M.Ö.: Çünkü seks yapmak ve motoru çalıştırmak için bir kere vücudun sağlıklı olması gerek. İkinci olarak da kendinle iftihar etmen, kendine güveniyor olman şart. İlişkide aşk kadar seks de olmalı. Eşlerin arasındaki münasebetlerin barometresini yani sağlığını seks belirler. Ne kadar sıklıkla seks yapıldığı çok önemlidir. Sekssiz yaşantı bir zaman sonra ilişkiyi bozar.