ST. BARTHS ADASI

Gerçek cennetin olduğu ada St.Barths…

İstanbul’dan çıkışlı Airfrance uçuşuyla 11 saatte orada oluyorsunuz. Paris’ten aktarma yaptığınız uçuş yolculuğunda Premium Voyager veya Business tercih ettiğinizde, Airfrance’ın yeni konforlu koltuklarından da yararlanmış oluyorsunuz.
St.Martin Havalimanı’na indikten sonra Win air’a ait küçük bir charter’la 7 dakika süren yolculukla sizi St.Barths adasına götürüyorlar.
25 km’lik adada 22 tane kumsal bulunmakta ve araba kiralamadan bunların hepsini görmeniz imkansız.
Ada küçük ama yapabileceğiniz o kadar çok şey var ki! Özellikle otel seçiminde çok zorlanabilirsiniz…
Benim kaldığım üç otel de birbirinden güzeldi. Oteller için çok önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Dip not şeklinde size bildirmek isterim.

Eden Rock Hotel, St.Barths adasının en güzel ve en özel oteli diyebilirim. Odaları, mimarisi, misafirperverliği ve hatta konaklayan konuklar bile çok özel! Özellikle Villa Rockstar adında muhteşem bir villaları var. Günlüğü 20.000 dolar ve minimum 7 gece rezervasyon yaptırabiliyorsunuz.

İkinci otel La Banane, daha butik tarzda ve dokuz odadan oluşmakta. Sahibi Benjamin Fabri, buraya tatile diye gelip oteli satın almış ve üç senede ortaya çok şık bir yapı çıkarmış.

Son olarak, Hotel Christopher diyorum. Daha büyük ve aile oteli diyebilirim. Adanın en büyük havuzuna sahip ve genel müdürüyle eşi önceden Çırağan Sarayı’nda çalışmışlar.
Senenin uzun zamanı ortalama sıcaklık 25 derece ve üstü olduğu için bu adaya her zaman gidebilirsiniz. Sadece haziranla eylül sonu kasırga dönemi oluyor; dolayısıyla bu aylarda gitmemenizde yarar var.

Restoran seçeneği o kadar çok ve yemeklerin hepsi o kadar lezzetli ki, hangisini size yazmam gerektiğini bilemedim...

Öncelikle Bonito, bence adanın en iyi yemek mekanı. Konumu da olağanüstü. İnanılmaz bir şarap menüsü ve çok tatlı bir restoran müdürü var.

Eğer kumsalda chill yemek yemek ve canlı DJ performansı istiyorsanız, Do Brasil Restoran’da doğru yerdesiniz. 

Eden Rock Otel’in içinde bulunan On The Rocks restoranı, adanın en pahalı restoranı olmasına rağmen yer bulmak için sıra beklemeniz gerekebilir.

Son olarak da Nikki Beach’in mutfağını kesin deneyin derim. Öğlen ya da akşam fark etmeksizin her zaman bir kalabalık ve herkese uygun bir menüsü var. Noel ve yılbaşı zamanı masa bulmanın zor olduğu bilinen Nikki Beach‘te yan masanızda Mariah Carey ya da Brad Pitt’le karşılaşma olasılığınız çok yüksek.

Geceleri şampanyaların su gibi aktığı ve dünya sosyetesinin eğlendiği bir numaralı mekan olarak da geçiyor burası.

Gece eğlenebileceğiniz farklı mekanlardan biri de Ti St Barth. Türkiye’deki İzzet Çapa’nın mekanlarına çok benziyor. Masa üzerinde danslar ve çılgın şovlar… Genellikle gece 2 itibarıyla eğlence başlıyor ve sabaha kadar devam ediyor. 

Ayrıca Yacht Club adlı mekanda haftanın günlerine göre yoğunluğu değişse bile, burası da geceye başlayacağınız mekanlardan biri.

Bence St.Barths’ta bir hafta tatil yapmak, size bütün senenin yorgunluğunu attıracaktır. Yeni bir istikamette görüşmek dileğiyle…

St. Barths Adası'nı İlker Topdemir'in gözünden görmek için tıklayın!

İlker Topdemir