YIK. PARÇALA. BiRLEŞTiR. ÜRET. YARAT

Sıfırdan var etmek, olanı değerlendirmek, üretebilme potansiyelimizi doruk noktasında kullanabilmek... Do it yourself (kendin yap) akımı yeniden gündemde. Fakat bu kez çok farklı bir alt metinle.

90’ların başında kolektif bir aksiyondan yola çıkarak hayatımıza giren D.I.Y. akımı; açılımı Do It Yourself, yani kendin yap. 2000’lerde insanlar kıyafetlerini yüksek moda tasarım parçalara benzetmek için kesti, biçti, yapıştırdı. 2010’larda bir D.I.Y. projesi olarak kendi mesleklerini yarattılar (bakınız dünün blogger’ları bugünün influencer’ları). Yıl 2020 olduğunda hepimizin her şeyi yapabilme potansiyeli olduğunu gördüğümüz bir dönemden çıktık, ki başka bir deyişle buna karantina diyoruz. Üçüncü sürümüyle Do It Yourself felsefesi yeniden karşımızdaydı. Ekmek yapanlardan, kıyafetlerini modifiye edenlere, evlerinin duvarlarına kendi tablolarını asanlara... Bir düşünün bu hayat Kaia Gerber’e bile kendi saçlarını boyattıysa bize neler yaptırmaz? Bahsi geçen yeni sürümün en iyi yanlarından biri de hiçbir projenin doğrusunun yanlışının olmaması. Bir başkasına üstünlük kurmaktan hoşlanan, hater olmayı cool yapan bir jenerasyonun ardından yeni nesille birlikte farklılığı, otantikliği el üstünde tutmaya başladık. 

Doğrusu yanlışı yok. Sizi eleştirenlerin canı cehenneme. Banana bread’iniz fazla kabarmadıysa, boya yaparken çizgilerin dışına çıktıysanız, elinizdeki işi batırdıysanız... Kime ne? Kendin için ürettiğin her neyse, işin ustalarının tekniğini paylaşması sayesinde kendini iyi hissettirecek bir şeyler yapıyorsan sorun ne? Zihnine, çevrene ve cüzdanına iyi gelmiyor mu? Peki ya ardındaki motivasyonun ne? Kendini üretken hissetmek mi? Ekonomi yapmak mı? Yoksa bu işin meditatif bir yanı olduğunu mu keşfettin? Sana özel olan yeteneğinin inceliklerini paylaşarak başkalarının D.I.Y. projelerine ilham mı oldun? Paylaşmanın, cömert olmanın, her neyseniz ve nasılsanız o şekilde kabul edilmenin çağı başladı. Kendin yap akımı bunu kulağımıza fısıldayan bir sözcü gibi. Tüm bahanelerin ve imkansızlıkların antikoru niteliğinde. İnsanı özgürleştiren, iyi hissettiren. Dünyanın globalleşme sürecinden sonra yeniden lokalleşmeye geçmesiyle birlikte, 2020’li yıllarda daha fazla alanda kendin yap projelerini göreceğiz belli ki. Ve bu sadece bir hobi olarak kalmayacak, büyük ölçekte dünyaya ve insanlığa iyi gelen disiplinler ötesi bir kavrama dönüşecek. Çünkü mesela neden artık güneşten elektriğimizi kendimiz üretmiyoruz? Bu kadar kolay ve ekonomikken. Dünyanın tüketime değil, yeni yollar hatta akıllı tüketim şekilleri üretmeye ihtiyacı varken. Kendin yap kavramı bir hobi yaratmanın çok ötesine geçiyor, farkında mısın?

ZAMAN ÇİZELGESİ

1960’lar ve 1970’ler: Özellikle ev dekorasyonu hakkında kendin yap projeleri üretilmeye başlandı.

1980’ler: Taşlanmış denimler, abartılı saç aksesuarları... Ve moda dünyası bu akımla tanışır.

• 1990’lar: Web siteleri sayesinde hızla yayılan fikirler.

• 2000’ler: Milenyallerin el atmasıyla işin içine kreatiflik, özgünlük girer.

• 2010’lar: Kendin yap projeleri sayesinde yeni meslek dalları, yeni akım disiplinler doğdu.