Dıane Von Furstenberg'in Türk Tasarımcısı

Eğitim, azim, yetenek biraz da şans olsa gerek…


HER TASARIMCININ RÜYASI
ELLE: Ne zamandan beri tasarımla uğraşıyorsun?
NAZLI SOYLU: Doğduğumdan beri demek en doğrusu. Çocukluğumdan beri tasarımın her türlü zevkini ve özelliğini evimde annem sayesinde gördüm, yaşadım ve öğrendim. Annem sayesinde evimde gördüğüm aksesuarlardan başlayıp,özel günlerde giydirildiğim kıyafetlerle devam eden ve bugünkü başarıma taşıyan adımlarım, tasarım hayatımın zaman çizelgesi. Evde kurulan sofralardaki detaylarda kullanılan tasarımların bile bugünkü hayatımda ortaya çıkarak vizyonumu ne kadar etkilediğini görüyorum. Bir de kıyafet ve saç tasarımına mahkum (zavallı) Barbie'ler tabii ki. Moda tasarımına olan ilgim tamamen o zamanlardan. Desen ve tekstil tasarımına başlama noktam da ortaokul zamanlarında annemin dekorasyon mağazasında geçirdiğim zamanlara dayanıyor. Bütün desenli kumaşları ezberler, satıcılık oynardım ve sonunda kumaşları biriktiremeyeceğimi anladığımda peçete koleksiyonuna başlamıştım. Renk renk, desen desen, büyüklü küçüklü dosyalar dolusu peçetem vardı ve sürekli onları kumaş olarak alıp satma oyunları oynardım. Şimdiyse tam anlamıyla çocukluk hayalimin gerçekleşmesini yaşıyorum.