SAĞLIKLI BESLENMEYİ BİR DE ONLARDAN DİNLEYİN!

Yarattıklarıyla sağlıklı beslenmeyi bir yaşam biçimine dönüştüren dört kişiyle farkındalıkla beslenmeyi ve inceliklerini konuştuk.

“Vücudunuzun size nasıl bakmasını istiyorsanız, siz de ona o kadar iyi bakın.

Burak İnal, Güzel Gıda

Güzel Gıda’nın başlangıç hikayesi internet sitelerinde çok iyi anlatılmış: “İnişli çıkışlı iş hayatı esnasında akıl sağlığını (tabii vücut sağlığını da) korumak için sporun güzel beslenmeyle dengelenmesi gerektiğini düşünen, uygulayan ve halinden memnun olan bir avuç gencin kurguladığı markadır.”

ELLE: Sizce farkındalıkla yaşamak ve beslenmek geçici bir trend mi yoksa artık hepimizin gerçeği mi?

BURAK İNAL: Farkındalıkla yaşamak diye bir terim eskiden yoktu, çünkü buna gerek de duyulmuyordu. Şu andaysa bunun bir gereklilik olduğunu biliyoruz. Bazıları tarafından maalesef trend olarak algılanıyor. Tabii ki bir trend bizi iyi yemeye ve sağlıklı yaşamaya yakınlaştırıyorsa o zaman sıkıntı yok.

ELLE: Güzel Gıda’da en son gerçekleşen yenilikler neler?

Burak İnal: Güzel Gıda ürün gamına en son organik Hindistan cevizirendesi ve glütensiz yulaf katıldı ve her ikisi de gerçekten farklı ürünler. Hindistan cevizi rendesi tamamen katkısız ve piyasadakilerden çok farklı, glütensiz yulafsa müşterilerimiz tarafından çok uzun zamandır beklenilen bir üründü. Çok yakın zamanda Hindistan cevizi ailesinden iki yeni ürünümüzü Türkiye’de ilk defa müşterilerimize sunmayı heyecanla bekliyoruz.


Hindistan cevizi yağı, organik ham kakao, maca ozu ve glütensiz yulaf, Güzel Gıda’nın öne çıkanları.

ELLE: Sizce dönemin en önemli “super food”ları neler?

Burak İnal: Besin değerleri ve enerji vermesi açısından kesinlikle “maca” tozu ön sıralarda. Saf organik kakao tozu ve organik kakao tanecikleri de ruhumuza ve beynimize olan faydalarından dolayı çok kuvvetli ve sevdiğimiz ürünler.

ELLE: Farkındalıkla yaşamak ve beslenmekle ilgili verebileceğiniz tavsiyeler var mı?

Burak İnal: İlk önce birkaç soru sorarak başlanabilir: Bundan 10-15 yıl sonra ruhen ve fiziksel olarak kendinizi nerede görmek istiyorsunuz? Günümüzde hastalıkların ve alerjilerin ne kadar arttığının farkında mısınız? Verebileceğim en güzel tavsiyeyse vücudunuzun size nasıl bakmasını istiyorsanız, siz de ona o kadar iyi bakın. Yola önce sadece zeytinyağı üretimiyle çıkan Işıl Tan bugün sabundan reçele, tarhanadan güzellik ürünlerine gittikçe çoğalan gamıyla organik ve doğal ürünlerini Hatice Teyze markası altında satışa sunuyor.

“Her şey zamanında güzel”

Işıl Tan, Hatice Teyze

ELLE: Hatice Teyze markası kurulduğu ilk günden bugüne nasıl değişti?

IŞIL TAN: Her sene yenileniyoruz ve gittikçe daha çok ürün markamıza katılıyor. İtalya, İspanya, Yunanistan ve özellikle Türkiye’yi kapsayan yedi senelik bir araştırma ve eğitim sürecine başladım. Uzmanından ve yerinde görüp öğrenerek geçirdiğim bu süreç sonucunda, kendi coğrafyamızda modern donanım ve teknikleri geleneksel yöntemlerle birleştirerek üretim yapma kararı aldım ve tüm enerjimi ürünlerimi geliştirmeye adadım. Bu süreçte de Bodrum’a yerleştim ve kendime yemyeşil ve steril bir hayat kurdum.

ELLE: Sizce farkındalıkla yaşamak ve beslenmek geçici bir trend mi yoksa artık hepimizin gerçeği mi?

Işıl Tan: Farkındalıkla beslenmek hepimizin gerçeği oldu. Artık herkes hem kendisine hem de ailesine, çocuğuna dikkat ediyor. Benim hayat mottom “her şey zamanında güzel”. Doğal ürün kullanımı çok popüler ama bunun bir trendden ziyade bilinç ve yaşam tarzı haline gelmesi için önümüzde hala uzun bir yol olduğuna inanıyorum.

ELLE: Sizin açınızdan en son gelişmeler neler?

Işıl Tan: Artık ürünlerimiz Galeries Lafayette’te yer bulacak. Güzellik yağı olarak bilinen gül yağıyla üretilen yüzde 100 doğal gül suyu ve gül sabunu Lafayette mağazalarında satılacak.

ELLE: Doğada her şeyin çözümü olduğuna inanıyor musunuz?

Işıl Tan: Yüzde 100! Doğadan geldiğimize ve her şeyin çaresini de doğada en natürel haliyle bulacağımıza inanıyorum. Biz bu aşamada devreye giriyoruz, mevsimleri takip ediyor, ürünleri zamanında topluyor, ilaç kullanmıyoruz. Ama ilaç kullanılmayan meyvede kurt olur diye sağlıksız ürünlerden reçel yapmıyoruz. Her ürün en iyi nerede yetişiyorsa orayı buluyor, toprak analizimizi yapıyor ve kendimize yöreden bir ekip kuruyoruz, böylece yerel tarıma ve yerel üreticilere de destek veriyoruz.




''Doğal ürün kullanımı çok popüler ama bunun bir trendden ziyade bilinç ve yaşam tarzı haline gelmesi için önümüzde hala uzun bir yol olduğuna inanıyorum.”

ELLE: Farkındalıkla yaşamak ve beslenmekle ilgili verebileceğiniz tavsiyeler var mı?

Işıl Tan: Bence her şeyi mevsiminde yemek gerekli. Mümkün olduğu kadar o meyvenin ya da sebzenin özünü tüketiyor olmak, işlenmiş ve asitli gıdalardan uzak durmak önemli.

ELLE: Herkesin sahip olması gereken üç Hatice Teyze ürünü?

Işıl Tan: Karadutla ilgili tüm ürünler, tabii ki zeytinyağı. Çocuklarınıza da verebileceğiniz çikolata yerine geçen bitter kakaolu ve şekersiz hurmalı organik çikolata. Güzellik ürünlerindeyse sıkılaştırıcı yağımız, goji berry’le yapılan cilt kremi ve gül suyu.

“İyi beslenmek trendden gerçekliğe dönüşüyor”

Esra Kalender, Blended

Yeşil sebzeleri bir cama sığdıran ve lezzetli juice’larıyla tanınan Blended yeni bir ürünle karşımıza çıkıyor; Blended for Skin. Cilde iyi gelen beta karoteni, antioksidan kaynağı sebze ve meyveleri, iyi yağ kaynağı tohumları, baharatları bir araya getirdikleri bir içecek. Blended’ın kurucusu Esra Kalender anlatıyor.

ELLE: Blended for Skin nedir ve diğer Blended ürünlerinden farkı nedir?

ESRA KALENDER: Blended for Skin, cilde iyi gelen içeriklerle oluşturduğumuz, cildi içeriden temizleyip besleme amacındaki bir içecek paketi. Aslında yaptığımız tüm yeşil içecekler düzenli kullanıldığında cilde çok iyi geliyor. Tüketicilerimizden en çok duyduğumuz cümlelerden biri bu: “Cildim parlıyor, herkes ne yaptın diye soruyor.” Buna hem seviniyoruz hem de pek şaşırmıyoruz, çünkü yeşillikler ve meyveler sadece cildimiz için değil tüm vücudumuz için çalışıyor, hücrelerimizi doğru besliyor, pek çok vitamin ve mineralle ona bakım yapıyor. Cilt de en büyük organımız, ne yiyip içtiğimize göre bir hal alması çok doğal.

ELLE: Sizce farkındalıkla yaşamak ve beslenmek geçici bir trend mi yoksa artık birçoğumuzun gerçeği mi?

Esra Kalender: Yavaş yavaş ama giderek artan bir hızla trendden gerçekliğe dönüşüyor diyebiliriz. Bir kısım insan, özellikle kendisinin ya da yakınındaki kişilerin sağlık problemleriyle yüzleşenler gerçekten bu yola çıkıyor. Bir kısımsa trend/moda olduğu için buralarda. Ama günün sonunda sağlık hepimizin en önemli gerçeği, ona sahip çıkmamız gerektiğini er ya da geç fark ediyoruz. Bunu zamanında fark ettirmek konusunda yardımcı oluyorsa eğer, çok da kötü bir trend sayılmaz.

ELLE: Sizce dönemin en önemli “süper food”ları neler?

Esra Kalender: Bana göre doğal yetişmiş, genetiğiyle oynanmamış tüm sebze, meyve ve tohumlar süper gıda. Mutlaka son dönemin popülerleri chia, kinoa vs. olmak zorunda değil. Chia, kinoa kötü anlamında söylemiyorum. Biz dekullanıyoruz bunları, çünkü gerçekten faydalılar. Ama sağlıklı beslenmek bunları tüketmekle eş değermiş gibi bir algı var. Havuç da süper gıda. Kabak çekirdeği de. Zeytin de. Pazı da. Nar da. Sağlıklı beslenmek zor değil, hele bizim gibi bereketli bir coğrafyada.

ELLE: Herkesin denemesi gereken üç Blended ürünü?

Esra Kalender: Immunity Blend Shot: Tam bir gripsavar. Zencefil, zerdeçal, karabiber, pul biber, bal. Çocukken hepimizin ağzına zorla sokuşturulan bu karışımda iş var. Blended Mylk badem sütü: Aşırı lezzetli, aşırı faydalı. Özellikle hayvansal süt tüketmeyenlere, spor yapanlara, emziren annelere faydalı. Blended Green Smoothie Bowl: “Bana yeşillikle gelmeyin!” diyenlere bile sevdirdiğimiz ürün. Yani yeşillik tükettirmenin en kolay ve lezzetli yolu. Yemeden önce de tabağın mutlaka fotoğrafı çekilir, paylaşılır.





“Her şey doğadan geldiğine göre, çözüm de orada olmalı. Ama doğaya bu kadar zarar verip sonra da her şeyin çözümünü ondan beklemek ne kadar doğru, düşünmek gerek.”

ELLE: Farkındalıkla yaşamak ve beslenmekle ilgili verebileceğiniz tavsiyeler var mı?

Esra Kalender: Gün içinde bazı anlarda duraklamak. Bir dakika da olabilir bu. O an ne yaptığının farkına varmak. Yoksa kapılıp gidiyoruz. Ağzımıza attığımız her lokmanın bize yarar sağladığı ya da zarar verdiği, kötü beslenmenin günün birinde bir sağlık problemi olarak karşımıza çıkabileceği, dünyada çok ama gerçekten çok fazla et tüketildiği ve bunun hem insanları hem hayvanları hem de doğayı çok büyük tahrip ettiği, bazı evlerde aç insan olduğu, bazılarında da yemeklerin çöpe gittiği, ağaçlara, temiz havaya giderek daha çok muhtaç olduğumuz gibi gerçeklerin farkında olmak. Bunların gerçek olmadığını düşünüyoruz ya da şu an bizi etkilemediğini. Fakat gerçek öyle değil. Bu konuyla ilgili pek çok insan, film, kitap var. Okuyup, dinleyip, izleyip farkına varınca bazı konularda kayıtsız kalamıyor insan ve eskisi gibi davranmaya devam edemiyor.

“Gezegeni paylaşt ığımız diğer canlılara karşı sorumluluğumuz var”

Tarkan Aparı, Vegan Dükkan

Vegan Dükkan, uzun yıllardır Cihangir’de yer alan bir vaha. Kurucusu Tarkan Aparı, bilinçli ve değişen, asla sadece bir beslenme şekli olarak kısıtlamadığı veganlıkla ilgili görüşlerini paylaşıyor.

ELLE: Sizce farkındalıkla yaşamak ve beslenmek geçici bir trend mi yoksa artık birçoğumuzun gerçeği mi?

TARKAN APARI: Farkındalıkla yaşamak ve beslenmekten kastettiğiniz eğer veganlıksa, hayır veganlık asla bir trend değil, salt bir beslenme şekli de değil. Veganlık, biz insanlar gibi hayvanların da yaşam hakkını savunan, onların köleleştirilip sömürülmesine ve her türlü adaletsizliğe, eşitsizliğe ve zulme karşı duran politik bir tavır. Bana göre, eğer daha özgür, daha barışçıl ve daha aydınlık, huzur dolu bir gelecek arzu ediyorsak, bu anlamda atacağımız en dürüst ve sağlam adım vegan olmaktır.

ELLE: Vegan Dükkan’daki en son gelişmeler neler?

Tarkan Aparı: Bilinç arttıkça talep de değişiyor. Doğal olarak son yıllarda ülkemizde temiz tarımla üretilen, çevre ve hayvan dostu sağlıklı ürünlere giderek çoğalan bir ilgi var. Tüm dünyada giderek gelişen bir vegan ürün pazarı oluşmaya başladıbile... Hayvansal ürünlerin sadece bizi hasta etmekle kalmadığı yaşadığımız gezegeni de zehirlediği gerçeğini artık görmezden gelemeyeceğimiz bir noktaya ulaştık sanırım ve artık değişim başladı...

ELLE: İnsanların veganlıkla ilgili önyargılarını ve endişelerini kırabilecekleri birkaç kaynak tavsiye eder misiniz?

Tarkan Aparı: Belgeseller, kitaplar, bilimsel çalışmalar... kaynak çok. Beslenme konusunda tavsiye edebileceğim en güzel kaynak Dr. Murat Kınıkoğlu’nun “Vegan Beslenme” kitabı olur. Zülal Kalkandelen ve Can Başkent imzalı “Veganizm: Ahlakı, Siyaseti ve Mücadelesi” mutlaka okunmalı. Ayrıca “Etin Cinsel Politikası”, “Kafesler Boşalsın”, “İnsan Neden Vegan Olur?” gibi kitapları da öneririm. Belgesellerden “Earthlings” (Dünyalılar) sanırım en çarpıcı olanı. Bir hayvan hakları aktivisti olan Gary Yourofsky’nin bir üniversitede yaptığı konuşmanın kaydı da izlenmeli diye düşünüyorum.

“İnsanoğlunun doğadan koptuğunu, onun bir parçası olduğunu unuttuğunu düşünüyorum. Yüzümüzü doğaya dönmenin ve gerçeklerle yüzleşmenin zamanı geldi de geçiyor bile...”

ELLE: Farkındalıkla yaşamak ve beslenmekle ilgili verebileceğiniz tavsiyeler var mı?

Tarkan Aparı: Evet farkındalıkla yaşamaya başlayınca yaşadığımız gezegene karşı sorumluluklarımızı bir bir hatırlıyoruz. Daha dikkatli tüketen, daha az zarar vererek yaşamaya gayret eden, doğaya ve içinde barındırdığı canlılara daha duyarlı yaklaşan bireylere dönüşüyoruz. Beslenme konusunda verebileceğim en güzel tavsiye çeşit tüketmek, doğanın bize hediye ettiklerini mümkün olduğunca en doğal ve en yalın haliyle yemek olacaktır. Ötesi zaten kendiliğinden gelir.

ELLE: Herkesin sahip olması gereken üç Vegan Dükkan ürünü?

Tarkan Aparı: Vegan Dükkan’ın tüm ürünleri güzel ve özel, ayrım yapmak istemiyorum... Ama en çok tercih edilen birkaç ürünü saymam gerekirse; bitkisel sütler, B12 vitamini, spirulina, diş macunları, çevre dostu temizlik ürünleri olacaktır.

YAZI: Serli Gazer Boyacı

ELLE, Kasım 2017 sayısından alınmıştır..