VAJİNİSMUS BOŞANMA SEBEBİ Mİ?

Avukat Halil İbrahim Çelik, vajinismusun hukuki boyutunu ele alıyor.

Bahsettiğimiz bu husus Yargıtay kararlarına da konu olmuş. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi' nin 2002/1552 E, 2003/2680 K, 20.03.2003 T. sayılı kararında, evlenmenin sosyal ve duygusal amacının yanı sıra eşlerin cinselliğe ilişkin fiziki fonksiyonlarının normal yapıda olduğu durumlarda, psikolojik sebebe dayanarak evlilik birliği içerisinde cinsel ilişki kuramayan tarafların evlilik birliğini temelinden sarstığı kabul edilmiş. Eşlerin müşterek hayatları içerisinde makul bir süre zarfında cinsel ilişkinin başarılamamış olması eşlerin birbirine karşı kin ve nefret duygusunun filizlenmesine ve müşterek evlilik hayatının sürdürülmesinde isteksizliğe neden olabiliyor. Burada belirtmek istediğimiz husus vajinismus hastalığının varlığının doğrudan boşanma sebebi olarak gösterilemeyeceği. Yargıtay bir kararından vajinismus hastalığının cinsel birlikteliği zedelediğini kabul etmiş ancak eşin tedaviyi isteyip istememesine göre değerlendirilme yapılmasını istemiştir. Yani kadın tedaviyi reddediyorsa bu durum boşanma gerekçesi olarak değerlendirilebilir ve kanaatimce de boşanma neticesine varılabilir. Ancak kadın tedaviyi kabul ediyorsa bu defa tedavi devam ederken bu gerekçe ile boşanma davası karara bağlanamaz. Hatta tedavi devam ederken erkeğin boşanma davası açması “hastalıkta ve sağlıkta” devam etmesi gereken evlilik kurumunun yükümlülüklerini ihlal ettiği anlamına gelir ve kadına tazminat ödemek zorunda kalabilir. Evlilik birliği eşlerin sadece duygusal ve sosyal bağlılığını değil cinsel bağlılığını da kapsayan bir kurumdur. Cinsel nedenler boşanma nedeni olarak değerlendirilirken bu hususa dikkat edilmeli ve kusurun kimde olduğu hususu netleştirilmelidir. Zira problemin temeline inmeden yapılacak değerlendirmeler eşleri birbirlerine karşı ciddi tazminat problemleri yaşamalarına neden olabilir.